|
Uyku; vücudumuzun fiziksel ve ruhsal olarak dinlendiği, bedenin kendini yenilediği, sağlıklı ve uzun yaşamın temeli olan yaşamsal bir gerekliliktir. Uyku fiziksel, sosyal ve psikolojik varlığımızı etkiler.
Horlama, uykuda nefesin durması (apne), uykusuzluk, gündüz uyku hali ve uykuda bacak hareketleri gibi birçok uyku bozuklukları bulunmaktadır. Uyku bozukluklarının başlıcaları;
Uyku apne bozukluğu
Uykusuzluk
Narkolepsi
Katalepsi
Periyodik bacak hareketleri
Huzursuz bacak sebdromu
Gece kabusları
Yatağı ıslatma
Uykuda diş gıcırdatma
Uyku apnesi, Uykuda solunumun kısa süreli durması ve kandaki oksijen düzeyinin belirli seviyelerin altına inmesiyle oluşan bir uyku bozukluğudur. Tedavi edilemeyen uyku apnesi 10 – 20 yıl içinde kalp hastalıkları da dahil olmak üzere, yaşamı tehdit eden ciddi sağlık sorunlarına yol açmaktadır.
Uyku apnesinin kesin teşhisi ve şiddetinin kesin ölçülebilmesi için uyku laboratuvarında "polisomnografi" adlı inceleme yapılması gerekiyor. Uyku sırasında birçok parametrenin kaydedildiği polisomnografi ile kalp fonksiyonu, solunum fonksiyonu, oksijen ve karbondioksit miktarları, beyin bölgelerinin aktiviteleri, uykunun yapısı ve uyku bozuklukları hakkında en doğru bilgilerin alınması sağlanır. Uyku testlerinden sonra elde edilen bilgiler değerlendirilerek hastanın tedavisi şekilleniyor. Uyku apnesinin teşhisinden sonra hastanın Kulak Burun Boğaz hekimi tarafından detaylı olarak muayene edilmesi gerekmektedir. Anatomik bozukluklar varsa bunlar düzeltilmelidir.
Tedavi:
CPAP (Burundan sürekli pozitif hava basıncı):
Uyku apnesinin en etkili çözümü, CPAP kullanılarak yapılır. CPAP cihazı, hastanın burnuna yerleştirilen, yumuşak silikon bir maske ve bunu cihaza birleştiren hortumdan ibarettir. Cihazın olumlu etkisi 2-3 gün içerisinde görülür. Yorgunluk, uyuklama gibi belirtiler kaybolur. Hastanın günlük aktivitesi ve canlılığı artar, horlamalar kesilir.
CERRAHİ TEDAVİ:
Boğazda geni eti, bademcik, horlamaya neden olan kist tümör gibi anatomik oluşumların cerrahi müdahalesi.
RADYOFREKANS YÖNTEMİ:
Bir iğne ile damak dokusu içine girilerek radyofrekans (yüksek frekanslı elektrik akımı) dalgaları verilmek suretiyle horlamaya yol açan dokular küçültülür ve damakta gerilme sağlanır. İğnenin bölgeye uygulanması sırasında ortaya çıkan ağrıyı ortadan kaldırmak ve hastanın bu bölgedeki müdahale sırasında oluşacak öğürme refleksini yok etmek için lokal anestezi uygulanılır. Uygulama 10 dakika sürmektedir. Uygulamadan 15 gün sonra horlama %90 oranında sona erer.
Radyofrekans yönteminin avantajları:
Horlama tedavisinde en etkili yöntemdir.
Kısa sürede uygulanılır.
Uygulama sırasında ve sonrasında kanama problemi çok nadirdir.
Operasyon sonrası ağrı çok az görülür.
Hasta aynı gün evine gidilebilir.
Uyku apnesi tedavi edilmezse aşağıdaki sorunlara yol açabilir;
Düzensiz kalp atışları
Kalp büyümesi
Kalp krizi riskinin artması
Yüksek tansiyon
Aşırı yorgunluk ve gündüz uyuklamaları
Otomobil kullanırken uyuklamaya bağlı trafik kazaları
Cinsel arzunun azalması, iktidarsızlık
Kontrol edilemeyecek şekilde kilo alma
Uykuda terleme, sık idrara çıkma
Aşırı sinirlilik, depresyon
Uykuda ölüm
Uyku Laboratuvarı
Uyku sırasında hastanın beyin dalgaları, kas hareketleri, göz hareketleri, ağız ve burundan solunum, horlama, kalp hızı ve ritmi, bacak hareketlerinin başa ve cilde yapıştırılan elektrotlar aracılığıyla kaydedilir. Yapıştırılan elektrotlarda elektrik ile ilgili hiçbir temas olmaz.
Uyku laboratuvarımızda yatak odası, hastanın ev ortamını aratmayacak şekilde dizayn edilmiştir. Gece boyunca hastanın uyku sırasındaki beyin dalgaları ve vücut fonksiyonları yandaki odada teknisyen tarafından kaydedilip ölçülecektir. Uyuma problemi yaşayan hastalara doktor uygun gördüğü takdirde sakinleştirici verilerek hastanın kolaylıkla uyuması sağlanmaktadır.
Uyku testinden sonra hekim, bütün gece kaydedilen ölçümleri inceleyip değerlendirerek raporlamasını yapar ve gereken tedaviyi planlar.
|